Kadın Sünnetinin Erkek Sünnetinden Farkı Yoktur

Kadın Sünnetinin Erkek Sünnetinden Farkı Yoktur

Erkek ve kadınların genital sakatlamaları, yazılı tarihin erken zamanlarından günümüze kadar gelen ve pek çok kültür tarafından paylaşılan bir uygulamadır. Korkunç derecede acı verici bu gelenekler, çeşitli nedenlerle çocuklar ve ergenler üzerinde uygulanmıştır. Dini inançlar ve toplumsal gelenekler, özellikle de “geçiş törenleri”, erkek ve kadın sünnetinin tarihin eski zamanlarından beri başta gelen nedeni olagelmiştir.



Erkek ve Kadın sünneti, büyük benzerlikler gösteriyor. Hem erkek, hem de kadın sünnetinde, birbirinin analoğu olan penis ve klitorise müdahale yapılıyor. Erkek sünneti, adam olmanın şartı, kadın sünneti, kadın olmanın şartı olarak kabul ediliyor. Sünnetsiz olmak, hem kadın hem erkeğin evlenmesinin önünde engel olarak görülüyor. Kadın sünneti, kadını daha iffetli yapıyor, bir erkek çocuğunu, daha erkek yapıyor. Genital çok miktarda kılcal damar ve sinir uçları içerdiği için, ikisi de çok ağrılı, ikisinde de enfeksiyon, kan kaybı, cinsel organda kalıcı hasar gibi komplikasyonlar görülebiliyor. Erkek sünneti, kadın sünnetinden daha masum bir işlem değil.

Kadın sünneti, kadının seksten alacağı zevki azaltmak için yapılıyor. Erkek sünneti aynı sebepten dolayı yapılıyor.

Ortadoğu ve Afrika’da milyonlarca kız çocuğunun sünnet edildiği haberlerini okuduğunuzda nasıl dehşete düştüğünüzü hatırlayın. Japonlar ise, hem erkek hem de kadın sünneti konusunda dehşete düşüyorlar.

Yaşadıkları acıları kendi çocuklarına da “gelenek” adına yaşatmak isteyen kadınlar, sünneti özellikle 7 yaş üzeri ve ergenlik çağındaki kız çocuklarına, bir şölen gibi sunarlar. Kadın sünneti, büyümenin ve kadınlığa atılan adımın gereği olarak tanıtılır. Hediyeler, elbiseler, eğlenceler vaad edilir. “Az” çığlık atan kızlar herkesin beğenisini ve takdirini alırken, çok çığlık atan kızlar hem acıları hem de utançlarıyla başbaşa bırakılır ama sonuçta sünnetli kızların genel olarak çevrelerinde statüleri yükselir, evlenmeleri garanti altına alınır ve maalesef hayatları boyunca sürecek sağlık sorunlarıda böylece başlar.

Sünnetçi dışında, kız çocuğunun etrafına toplanan kadınlardan bazıları kız çocuğunun kollarını, bacaklarını sıkıca tutar, bazıları kıpırdamaması için omuzlarından bastırır. Dilini yutmasını veya ısırmasını engellemek için kızın ağzına bir bez veya sopa yerleştirilir; diğer kadınlar tarafından da çığlıkları bastırmak için def çalınıp yüksek sesle şarkılar söylenir ve bir yandan da iyi dilekler iletilir.
Sünnet iki taraf içinde zevki büyük ölçüde azaltıyor. Her iki cinste de sünnet edilenlerin çoğu çocuklar. Her iki cinsin sünnetinde de, sağlıklı ve duyarlı bir vücut parçası, itiraz etme, kendini savunma, ya da onay verme şansı olmayan bir çocuktan kesilip alınıyor. Her iki olayda da, çocuğun cinsel güdüleri üzerinde kendi kontrolunu sağlayan toplumdur. Sünnet erkeklerde preputium, kadınlarda klitoris kesme şeklinde günümüze kadar devam etmiştir.

Kadın Sünnetinin Yapıldığı Ülkeler Ürdün, Filistin, Umman, Yemen, Birleşik Arap Emirliği, Arabistan, Irak, İran, Malezya, Endonezya, Somali, Sudan, Mısır, Nijer …