Kadın Sünnetinin Sağlığa Yararları Yalanı

Sünnetle ilgili olarak sağlık yararlarının hepsi yalandır ve insanları sünnet olmaya ikna etmek için yapılmaktadır. Kesinlikle kanmayın. Sünnet sağlık açısından zararlıdır. İnsanlara sağlıklı olduğunu söyleyerek yapmak onları kandırmaktır.

30 ülkede kız çocuklarının sünnet edilme sebebi Türkiye’deki erkek çocuk sünnetiyle aynı. Erkek çocuk sünnetinin yararları yalanlarının aynısının kız çocuk sünneti içinde söylendiğini biliyor musunuz?



Kadın Sünnetinin Sağlığa Yararları Yalanları
1 - Sünnetli kadınlar klitoris kanseri olmaz.
2 - Kızınızda klitoral fimosis var. Hemen sünnet edilmeli.
3 - Erken yaşta kız sünneti idrar yolu enfeksiyonlarından koruyor.
4 - Kadın sünneti, kadınlarda rahim kanseri riskini azaltır.
5 - Bulaşıcı hastalıklar sünnet olmayan kadınlarda daha sıktır.
6 - Batılı kadınlar sağlık için sünnet oluyor.






Malezya’da kızını sünnet ettirmek için hastanede sıra bekleyen anne. Peki bu anne neden kızını sünnet ettirmek istiyor? İnsanlar sünnetin sağlığa yararlarıyla kandırılmışlar.



Yorumsuz olarak paylaşıyorum.

Kadın Sünnetinin Yararları

Kaynak: http://www.sahihhadisler.com/yazdir.asp?id=3613

Doktorlar kadının sünnet olmasını şöyle açıklıyorlar:
Ferc (vajina) girişinin üstündeki hurma çekirdeği, ya da horoz ibiği gibi olan klitoris cerrahisi hormonal nedenlere bağlı olarak büyümüş olan klitorisin erkeklik hormonunun aşırı salgılanmasıyla seyreden bazı doğumsal hastalıklarda klitoris adeta bir erişkin erkeklik organı penisi büyüklüğüne ulaşabilir! Kısmen kesilerek ufaltılması şeklinde uygulanan bir müdahaledir.
Cinsel ilişkide tatmin olamayan yani orgazm olamayan kadınlara şikâyeti nedeniyle bazı doktorlar klitorisi dışarıdan saran derinin kısaltılması yani klitorisin soyulması şeklinde bir operasyon önermektedirler. Burada amaç klitorisin cinsel ilişki esnasında penisle direkt temasının sağlanmaya çalışılmasıdır.
Orgazm oluşumunda klitoris üzerindeki derinin ilişki esnasında klitorisi direkt uyarmasının önemi göz önüne alındığında bu operasyonun yalnızca çok dikkatli bir değerlendirme sonrasında yapılması gerektiği anlaşılabilir.

Kaynak: https://www.dinisorusor.org/turkiyede-kadin-sunneti-var-mi/

Arkadaşlar kadın sünneti hakkında bir bilgi vermek istiyorum:
Kadın sünnetinin faydaları kadınlardaki masturbasyon isteğini azaltması fakat cinsel ilişkiden alınan zevki artırması ve çabuk orgazm sağlamasıdır. bazı üyeler nerede yaptırabileceklerini sormuşlar. ben internette araştırdım. mesela Ankara’daki jineko estetik isimli bir klinikte doktar vajinal dudakları kısalttıran veya tamamen aldıran hanımlara klitoral (bızır) üst derisinin alınmasının da estetik görünüm açısından doktor tavsiye ediyor. kliniğin sitesinde böyle yazıyor. isteyenler google dan araştırabilirler. sünnet yaptırmak isteyen bayanlar doktora “sünnet” kullanmayıp yalnızca klitoral (bızır) üst derisinde estetik amaçlı olarak az bir miktar aldırmak istediklerini söylemeleri yeterlidir. ülkemizde kadın sünneti, genital sakatlamayla karıştırıldığı için, doktorlar bu tabire pek sıcak yaklaşmayabilirler. Batılı kadınlar da bugün sünnet oluyorlar.

Kaynak: http://kadinsunneti.blogspot.com.tr/2014/12/kadnda-sirkumsizyon-sunnet-ve-genital.html

Klitoral fimozis ve medikal sünnet
Normal anatomik yapılanmada vajinadaki küçük dudakların küçülmesi ve beraberinde klitorisi örten derinin tam olarak geri sıyrılmasıyla klitoral glansın yani kiltoris başının bütünüyle açığa çıkması gerekmektedir. Klitorisi örten derinin tam olarak geri sıyrılmasına rağmen klitoris başının açığa çıkmamasına “klitoral fimozis” denir. Dr. Munarriz ve arkadaşları, cinsel fonksiyon şikayeti olan kadınların %22 sinde klitoral fimozis rapor etmişlerdir. Önerilen cerrahi teknik, prepusyumda (klitorisi örten deride) ve glandüler dokudaki yapışıklıkların çözülmesi ve cinsel uyarılmada klitorisin kolayca dışarı çıkmasına imkan tanıyacak şekilde prepusyumun (klitorisi örten derinin), sirkumsizyonudur(sünnet edilmesidir).
Sirkümsizyonun (sünnetin), lokal anestezi altında, Rathmann klempi gibi özel dizayn edilmiş ekipmanlar veya standart cerrahi malzemeler kullanılarak kolaylıkla uygulanabildiği, sünnet sonrası kozmetik sonuçların son derece başarılı bulunduğu, cinsel uyarılma ve orgazm bozuklukları başta olmak üzere cinsel fonksiyon bozukluklarının %90’lara varan oranlarda düzeldiği tesbit edilmiştir. Tıbbi-kozmetik sebeplerle yapılan medikal kadın sünneti, “female genital mutilasyon” ile yani kadın genital organlarının kültürel, dinsel ya da başka amaçlarla hasarlandırılması işlemiyle karıştırılmamalıdır.

Kaynak: http://kadinsunneti.blogspot.com.tr/2014/12/cinsel-terapi-olarak-kadin-sunneti_27.html?zx=190ff0cabd1a4ded

Klitorisin üzerini örten deri birçok kadının cinsel partnerleriyle birlikte orgazma ulaşmalarındaki başarısızlığın sorumlusu musudur? Sorumlusu olsun ya da olmasın fakat uygulama (sünnet) kadınlar ve doktorlar arasında gittikçe daha popüler hale geliyor.

Şikago’da, ofisi Michigan Caddesi üzerinde olan bir doktor, bugün 1000 dolardan (ABD için düşük bir ücret çeviren notu.) (artı ameliyathane ücretleri) klitorisin üzerindeki deriyi kaldırma ameliyatı yapıyor. Neden? Çünkü bir kadının daha kolay orgazma ulaşabilmesı için… Klitoral deriyi alma ameliyatı, “Kadın Cinsel Organ Estetiği Ameliyatları” kategorisi içerisindedir. Söylendiğine göre bu ameliyatlar kadınlar ve doktarlar arasında gittikçe popüler olmaktadır. Bazı doktorlar hatta vajinal estetik ameliyatları yapmayan doktorlar bile bunu plastik cerrahinin geleceğinin bir parçası olarak görmektedirler.

Bu ameliyatların tarihsel geçmişinin pek olmadığı aklımıza gelebilir, aslında kadın cinsel organları üzerine yapılan ameliyatların uzun bir tarihi vardır. Kadınların cinsel partnerleriyle “doğru bir yolla” orgazma ulaşmalarına yardım etmek için tasarlanmış “bir cinsel geliştirme” -ki özellikle klitoris ameliyatları- uzun bir geçmişi vardır. Bir yüzyıldan daha fazla bir zaman önce yine bir başka Şikagolu doktor kadınların daha kolay orgazma ulaşmasını sağlamak için bir terapi uygulaması gibi kadın klitorisini örten deriyi kaldırma ameliyatları yapmıştır. Kadın sünnetinin 1800’lerin sonlarından beri kadınlardaki orgazm yoksunluklarının tedavisinde kullanımı klitorisin cinsel fonksiyonuyla ilgili tıbbi bir anlayışı ortaya koyar ki bu tıbbi anlayış, öncelikli olarak William Masters ve Virginia Johnson tarafından sağlanan fizyolojik delillere dayanılarak yıllardır muhafaza edilmiştir.

Klitorisin cinsel doğasını ve onun kadın cinsel zevkindeki önemini anlamış olan bazı doktorlar, bir yüzyıldan daha fazla bir süre içinde kadınların kocalarıyla beraberken orgazma ulaşamamalarının sebebini klitoris kaynaklı bir durum olarak teşhis etmişlerdir. Böylece bu doktorlar evlilik yatağındaki bu orgazm yoksunluğunu ameliyatla tedavi edilebilen bir cinsel bozukluk olarak ortaya koydular.

ABD’de kadın sünnetinin “cinsel iyileştirici” olarak kullanımının ilk kez belgelendirilmesi, seks sırasında kadının orgazm olmasının sağlıklı bir evliliğin önemli bir bileşeni olarak kabul edildiği 19. yy. sonlarında olmuştur.

Kadın orgazmını sağlamak amacıyla klitoral üst deriyi alan Jinekolog Denslow Lewis dahil operatör doktorlar 1899 yılındaki Amerikan Tıp Birliği toplantısında kadın sünnetinin yararları hakkında deliller sundular. Denslow Lewis’e göre eşler arasındaki tutkuyu, heyecanı bulmakta başarısız olan kadınların çok büyük bir çoğunluğunda klitoris üst deri yapışması vardır ve uygun bir sünnet tavsiyesiyle çoğunlukla başarılı sonuçlar elde edilecektir. Dr. Lewis 38 kadını sünnet ile tedavi etti ve her durumda tatmin edici uygun sonuçlar ortaya çıktı.

Bu prosedür 20 yy. boyunca orgazm güçlüğü çeken kadınları tedavi etmek için kullanılmaya devam etti. 1900 yılında Şikagolu Jinekolog A. S. Waiss klitoral üst derisini aldığı R. Hanım hakkında yazdı. R. Hanım 27 yaşında ve 7 yıllık evliydi. Bu hanımın cinsel cevap verememesinin kendisini veya kocasını büyük ölçüde üzmesi, bu duruma tıbbi bir çözüm aramaları için yeterli bir sebepti. Doktor, R. Hanım’ın klitorisini “tamamen deriyle kaplı” buldu. Doktor onu sünnet etti ve hasta “farklı bir kadın oldu.” O, canlı, memnun, mutlu ve seks şimdi onu memnun ediyor diye kaydetti doktor.

New York Poughkeepsie’de klitorisin “kadın sağlığı ve mutluluğu için” çok önemli bir organ olduğuna inanan bir doktor olan Charles Lane orgazma ulaşamayan kadınlara sünnet yaptı. Onun sünneti bir hasta üzerinde uygulamasıyla ilgili 1940 yılındaki bir makalede -W. Hanım, 22 yaşında, yeni evli fakat henüz orgazm olamamıştı- “küçük bir işlem her şeyi yoluna koydu” diye belirtti Dr. Lane.

Ve Milwamkee’de bir doktor olan C. F. McDonald 1958 tarihli bir makalede, kendisine sık sık zor ve ağrılı ilişkiden şikayet eden kadınların sünnet derisi altına gizlenmiş bir klitorisleri vardı diye yazar. Organı (klitorisi çev. notu) açığa çıkarmak için o sünnet derisini aldı. Karşılığında “çok müteşekkir hastalara” sahip oldu. McDonald 1950’lerde Freud’un vajinal orgazm teorisinin yükseldiği dönemde ameliyat yaptı. Bu teori sağlıklı ve olgun yetişkin kadınların klitoral değil vajinal orgazmını savunan bir teoridir. Bir cinsel terapi gibi öne çıkan klitoral sünnet uygulaması ise durmadı.

Doktorlar hem yayımlarda hem de tıp camiası toplantılarında bu “küçük numarayı” yıllarca tartıştılar. 1970’lere gelindiğinde kadın sünnetinin, penisin vajinaya girdiği heteroseksüel seks boyunca kadın orgazmını etkinleştirmek için işe yararlılığı hakkında popüler yayınlarda daha düzenli bilgiler ortaya çıkmaya başladı. Ameliyat, “The Consumer Guide to Successful Surgeri” gibi kitaplarda bir seksüel gelişim ameliyatı görünümündedir.

Playgirl ve Playboy gibi dergiler dahi kadın sünnetini işleyen hikayeler içerirler. Playgirl, Catherina Kellison tarafından iki hikaye nakletti. Catherina Kellison kendi sünneti hakkında ve ameliyattan sonra nasıl daha kolay orgazma ulaştığını yazmıştır. Onun klitorisini örten deriyi alan jinekolog, Kellison’a kadınların dörtte üçünün orgazma ulaşamadığını bunun sebebinin klitorisin üzerini kapatan deri olduğunu ve bu sünnetin bu durum için cerrahi bir çözüm olduğunu anlattı. Doktor, Kellison’a büyük ihtimalle klitoral derinin kaldırılmasının faydalarına sahip olacağını söyledi. İşlemden sonra Kellison, ameliyattan sonra kendisinin daha kolay orgazma ulaştığını belirtti.